Makale

Durgun Dönemler (29.11.2009)

durgundonemlerKariyer yaşantımız sürekli yükselen bir doğru şeklinde değil, genelde inişli çıkışlı bir grafik izlemektedir. Bir başka deyişle kimsenin kariyer hayatı hep başarılarla dolu olmadığı gibi, sürekli başarısızlıklarla da dolu değildir.

Kariyer yaşamı aslında çoğu zaman düz bir doğru olup, sonrasında alçalan veya yükselen bir grafik çizmektedir.

Alçalan veya yükselen grafik çizmesi durağan dönemlerde gösterdiğimiz performansa bağlı olarak şekillenmektedir. Eğer durağan dönemlerde, performansımızı arttırma adına çaba harcayıp sürekli gelişim peşinde koşuşturursak, grafik yükselen bir doğru çizecektir.Tersi durumda ise, grafik aşağı yönlü olacaktır. Hayatımızdaki durağan dönemler bu yüzden önemlidir.

Durağan dönemlerin arkasından herkes başarılı olmak, yükselen bir grafik çizmeyi ister. Fakat tersi bir durum olması acaba büyük bir kayıp mıdır?

Örneğin; Meral, işyerinde aynı görev ve statüde uzun zamandan beri çalışıyordu. Yıllardır aynı işte ve görevde çalışmaktan o kadar sıkılmış, o kadar bunalmıştı ki artık yeni bir işe girip, yeni bir başlangıç yapmanın zamanı geldiğini düşünüyordu. Hatta başkasının emrinde çalışmaktansa, kendi işini kurmanın, başka bir sektöre geçmenin zamanı geldiğini düşünüyordu.

Meral, hayallerini gerçekleştirmek için işinden ayrılıp kendi işini kurar ve sonunda kendi işinin patronu olur. Meral artık kimseye bağlı olmadan rahatça işini yapacağını düşünmektedir.

Meral işinizi kurduktan sonra kısa bir dönem işler yolunda gitse de arkasından yaşanan  gelişmeler işlerinin bozulmasına neden olmuştur. Meral’in girdiği sektör büyük bir krizin eşiğinde olup, satışlarında büyük düşüşler yaşanmaya başlamıştır. Meral artık işini döndürememeye başlayınca da mecburen işyerini kapatmak zorunda kalmıştır…

İnsanlar ellerindekinin değerini ancak onları kaybedince daha iyi anlayabiliyor. Ancak, yaşananlardan sonra elinde bulunan imkanların değerini daha rahat anlayıp, onlara daha fazla değer veriyorlar. Fırsat veya imkanlar ellerindeyken çeşitli nedenlerden dolayı aynı imkanlara sahip olmayan insanları görmüyor, içinde bulundukları durumdan hep şikayet ediyorlar. Hayatlarının durgun anlarında almış oldukları kararlarla daha iyi bir hayata, daha iyi bir yaşam standardına kavuşma adına yola çıkıp ellerinde kilerini de kaybedebiliyorlar.

Aslında herkes hayatında devamlı başarılı olmak, yükselen bir başarı grafiği çizmek ister. Fakat bu hiçbir zaman mümkün değildir. Çünkü her çıkışın bir inişi olduğu gibi, her inişinde bir çıkışı olacaktır. Yeter ki düştüğümüz zaman kalkmasını bilip, bize sıradan gelen hayatımızda monoton olduğunu düşündüğümüz bir çok şeyin, kişinin değerini kaybetmeden bilelim.  Düştüğümüz yada başarısız olduğumuz dönemlerde neden bu duruma düştüğümüzün kritiğini yapıp hatalarımızdan ders çıkaralım.Aynı kritiği başarılı olduktan sonrada yapmamız lazım ki bizi başarıya taşıyan nedenler neler, hangi yöntemler bizi başarıya ulaştırdığını tespit ederek başarılı olmanın yöntemlerini öğrenmiş oluruz.

Burada dikkat çekmek istediğim bir diğer nokta; insanlar, ellerindekilerin kıymetini bilme adına bu durumlarını iyileştirmek için bir girişimde bulunmamaları değildir. Burada kastetmeye çalıştığım nokta, elimizdekilerin kıymetini onları kaybetmeden bilmektir. Yoksa aynı statü ve şartları korumak için yaşamak, fazlası için çaba harcamamak değildir.

Nede olsa durgun su yosun tutar…