Makale

Ümit (10.04.2008)

umitHayat bazen yokuş bazen iniştir. Bazen her şey istediğimiz gibi gider, bazen de bütün terslikler üst üste gelir. Böylesi durumlarda önemli olan ümidimizi kaybetmemektir.  

Her şeyin düzgün, işlerin yolunda gittiği dönemlerde bir problem yoktur. Peki, işlerin kötü gittiği dönemlerde ne yapacağız. Acaba her şeyi kabullenip kenara mı çekilmeliyiz, yoksa tekrar tekrar savaşmaya, ümidimizi kaybetmemeye mi çalışmalıyız. Burada ümidi kaybetmeden çalışmak en güzeli ve en doğrusudur.  

Şu anda içinde bulunduğumuz ortamda bir belirsizlik, bir korku var. İş dünyasının çoğunda acaba ne olacak, işler kötüye mi gidecek endişesi var. Böylesi ortamda işler kötüye gidecek diyip her şeyi kestirip atmak, yatırımları ötelemek aslında kendi kendimize ortamın kötüleşmesini sağlamaktan başka bir şey değildir. Çünkü ekonomi her şeyden önce psikolojiyle hareket eder. Eğer siz sürekli işler kötü gidecek diye kendinize ve çevrenize telkinde bulunursanız bir kriz olmasa da kendiniz bir kriz yaratabilirsiniz. Bunun yerine korku evhamlığı yapıp ah vah etmektense, ümidimizi ve güvenimizi kaybetmeden yatırımlarımıza, işlerimize devam etmemiz gerekir. Böylece ekonomiyi canlı tutar, güveni sağlayıp talebi arttırabiliriz.

Araştırmalar böylesi zamanlarda yapılan yatırımların şirketlere daha fazla getiri sağladığını, daha az maliyetle yatırımlarını gerçekleştirdiğini göstermektedir. Şirketler böylesi zamanlarda yatırımlarını arttırarak daha fazla karlı çıkabilirler.

Ülkemizde işsizlikte önemli bir sorundur. Özellikle genç nesiller iş bulma konusunda çok ümitsiz.

Üniversitelerin birinde kariyer üzerine seminer veren bir arkadaşım, üniversitedeki gençliğin iş bulma adına çok ümitsiz olduğundan bahsetti. Arkadaşım çoğunun mezun olduktan sonra iş bulamayacağını ve işsizler kervanına katılacağını düşündüğünü söyledi.

Ülkemizde işsizlik oranı gerçekten fazla ama şu da bir gerçek ki, piyasa da nitelikli personel açığı da var. Bir başka deyişle piyasada aynı anda işsizlik olduğu gibi, tam aksine nitelikli işgücü açığı da mevcuttur.

Şimdi burada üniversite gençliğinin ümitsizliğe kapılıp “zaten mezun olsak ta iş bulamayacağız” deyip her şeye boş vermesi mi gerekiyor, yoksa “piyasada nitelikli işgücü açığı mevcut” deyip ümidini kaybetmeden daha bir sıkı çalışması, kendini sürekli yenileyip geliştirmesi mi gerekiyor.

Evet, ümit gerçekten önemlidir. Ümit sayesinde bardağın boş tarafını mı yoksa dolu tarafını mı görmek istediğimizi belirleriz.

Ümidinizi hiçbir zaman kaybetmemeniz dileklerimle;