Makale

İş Dünyasında Ayrımcılık (10.12.2007)

ayrimcilikAyrımcılık günümüz iş dünyasında çok sık rastlanan olgulardan bir tanesidir. Ayrımcılığı pozitif ve negatif ayrıcılık diye ikiye ayırabiliriz.

İş dünyasında negatif ayrımcılığa dil, din, ırk ve cinsiyet ayrımcılığını örnek verebiliriz. Negatif ayrımcılığın en belirgin olanı, cinsiyet ayrımcılığıdır.

Cinsiyet ayrımcılığı ise, kadın erkek ayrımcılığını kapsamaktadır. Kadın erkek ayrımcılığında en fazla ayrımcılığa kadınlar tabi tutulmaktadır.

İşe girerken en fazla ayrımcılığa kadınlar maruz kalır. Bu ayrımcılık mülakat aşamasında başlar, iş yaşamı boyunca da devam eder. Bir kadın adayla iş görüşmesi yapılırken, kadınlara erkeklerden farklı sorular sorulur. Bunlara örnek verecek olursak;

a) Medeni durumunuz,

a.Eğer aday yeni evli olduğunu söylerse, ne zaman çocuk yapmayı düşünüyorsunuz,

b.Eğer aday eskiden beri evli olduğunu söylerse, çocuğu olup olmadığı,

b) Yaşı vb...

Bu soruları her insan kaynaklarında çalışan sormasa da, çoğunluğu bu soruları mülakatlarında kadın adaylara sormaktadır.

İnsan kaynaklarında çalışan personelin bu ve benzeri sorular sormalarının temel nedeni, kadınların evlendikten sonra çocuk sahibi olup işe ara vermeleri veya sahip oldukları çocukların ihtiyaçları için işyerinden devamlı izin almalarıdır. İşverenler bu sebeple kadın adayları işyerlerinde çalıştırmak istemezler. Halbuki yapılan bir araştırmada işyerlerinde  kadın işçi çalıştırılması, işyerlerinde rüşvetin önlenmesinde, ortamın huzurlu olmasında büyük bir rol oynadığı saptanmıştır. Bu yüzden bazı ülkelerde, devlet kurumlarında kadın personelin çalışması teşvik edilmiş olup, devlet kurumlarında asgari kadın personel çalıştırma kotaları konulmuştur.

Kadınlara yönelik işverenler tarafından ayrımcılık yapılmasına rağmen kadınların yoğun çalıştığı sektörler bulunmaktadır. Bunların başında hizmet sektörü gelmektedir. Özellikle müşteri temsilciliği gibi insanlarla birebir ilişki içinde bulunulan alanlarda kadın çalışan sayısı yüksektir. Kadın çalışan sayısı bazı iş alanlarında yüksek olmasına rağmen toplam çalışan sayısı içinde çok az bir sayıdır. Özellikle kadın çalışan sayısı alt kademelerde yüksekken, üst kademelerde çalışan kadın sayısı hızla azalmaktadır. Bundaki en büyük etken kadın çalışanların  kariyerlerini ailelerine tercih etmeleridir. Kadın çalışanların kariyerlerini ailelerine tercih etmeleri, kadınların iş dünyasındaki sayılarının azalmasında ki temel nedenlerden biridir.

İşverenlerin kadın çalışanlara ayrımcılık yapmalarının yanında, kadınlarda kendi aralarında birbirine ayrımcılık yapmaktadır. Yapılan bir araştırma, işverenlerin kadın çalışanlara yaptıkları ayrımcılığın yanında hem cinsler arasındaki birbirini çekememe, birbirinin ayağını kaydırmanın da çok yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.

Bütün bunlardan dolayı kadınlar birilerine bağlı olarak çalışmaktan vazgeçmektedir. Ama kadınlar çalışmaktan vazgeçmemektedir. Özellikle son yıllarda bir çok kadın kendi işini kurup kendi işinin patronu olmaktadır. Dolayısıyla iş dünyasında biz de varız demektedirler.

Negatif ayrımcılığın yanında iş dünyasında pozitif ayrımcılıkta bulunmaktadır. Buna örnek olarak engelli, hükümlü, terör mağduru insanların işyerlerinde çalıştırılmasını örnek olarak verebiliriz. Engelli, hükümlü, terör mağduru insanların işyerlerinde çalıştırılması şirketler ve işverenler için bir sosyal sorumluluktur.

İş kanunumuz yapılan bu negatif ayrımcılıkları önleme adına bir çok yenilik getirmiştir. Örneğin 4857 sayılı iş kanunumuz eşit davranma ilkesinden bahsetmektedir. Bu ilke gereği işverenler çalışanlarına dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapamazlar. Bu maddeye aykırı davranmaları halinde işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilmektedir. Tabi işçinin bu ayrımcılığın yapıldığını ispatlaması gerekmektedir.

İş kanunumuz engelli, hükümlü ve terör mağduru kişilerin elli ve daha fazla personel çalıştırılan işyerlerinde çalıştırılmasını zorunlu kılmaktadır. (Madde 30)

İş dünyası içinde genellikle kadınlara negatif bir ayrımcılık yapılmaktadır. Bunun yanında engelli, hükümlü ve terör mağdurlarına karşı pozitif bir ayrımcılık yapılmaktadır. İşverenlerin engelli, hükümlü ve terör mağduru çalıştırılmasına yasal bir zorunluluk olarak bakmaktan ziyade sosyal bir sorumluluk olarak bakmaları gerekmektedir. Kadınlara karşı yapılan ayrımcılıkta kadınların iş dünyasına kattıklarının göz önünde bulundurulup ona göre iş hayatında daha aktif hale getirilmesi amaçlanmalıdır.