Asgari Geçim İndiriminin Getirdiği Sorunlar ve Yeni Sosyal Güvenlik Yasasının Bu Çerçevede Değerlendirilmesi (02.02.2008)

  • Yazdır

asgari gecim indirimiYeni yılla birlikte yürürlüğe giren asgari geçim indirimi, özel gider indirimine nazaran çok büyük değişikler getirdi. Uygulamanın çalışanlara ve işverenlere getirdiği kolaylıkların yanında, şu aşamada uygulamayla ilgili birçok sorunun olduğunu söylemek gerekir.

Asgari geçim indiriminin(AGİ) uygulamasına yönelik kısa bir bilgi verdikten sonra asıl yazmak istediğim konu olan, asgari geçim indiriminin getirdiği problemlerden bahsetmek istiyorum.

AGİ tutarının hesaplanması aşağıdaki şekilde yapılmaktadır.[1]

AGİ tutarı kişilerin medeni durum ve eş bilgilerine göre değişmektedir. AGİ oranı bulurken;

  • Mükellefin kendisi için % 50'si
  • Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10'u
  • Çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere ilk iki çocuk için % 7,5'i
  • Diğer çocuklar için % 5'i olarak hesaplanacaktır.

A.G.İ. Yıllık Tutarı = (Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı[2]x A.G.İ. Oranı) x %15

Aylık yapılan ücret ödemelerinde ise asgari geçim indirimi, hesaplanan yıllık tutarın 12'ye bölünmesi suretiyle uygulanacak ve bir ay içerisinde yararlanılabilecek asgari geçim indirimi tutarı, yıllık olarak hesaplanan tutarın 1/12'sini geçemeyecektir.

Asgari geçim indiriminin yıllık tutarı, her ücretli için asgarî ücret üzerinden hesaplanan yıllık vergi tutarını aşamayacak ve yılı içerisinde asgari ücret tutarında meydana gelen değişiklikler, asgari geçim indirimi uygulamasında dikkate alınmayacaktır. Dolayısıyla 2008 yılı içinde asgari ücretin gelir vergisi kesintisi 77,57 YTL dir. Sene içinde asgari ücrette değişiklik olsa bile, AGİ’nin hesabında dikkate alınmayacaktır.

Ücretlinin faydalanacağı azami indirim tutarı, elde ettiği ücret geliri üzerinden hesaplanan gelir vergisi ile sınırlı olduğundan, mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde ücretliye herhangi bir iade yapılmayacaktır. Bir başka deyişle kişinin gelir vergisi kesintisi AGİ tutarından büyükse AGİ tutarının tamamını, gelir vergisi kesintisi AGİ tutarında küçükse sadece gelir vergisi kesintisi kadarını alabilecektir.

Asgari Geçim İndirimiyle ilgili kanun 04 Nisan 2007 tarihinde yürürlüğe girdi. Kanunun erken yürürlüğe girmesinin ardından gerçekten çok sevinmiştim. Çünkü kanunun erkenden çıkmasıyla uygulamanın alt yapısının biran önce tamamlanacağını düşünmüştüm. Ama maalesef düşündüğüm gibi olmadı. Kanunun uygulamasına yönelik tebliğ ise, 04 Aralık 2007 tarihinde yürürlüğe girdi. Üstelik tebliğin taslağıyla, yayınlanan tebliğ arasında önemli değişiklikler vardı. Bunun en basit örneği; Asgari Geçim İndirimi’nin yıllık tutarının her ücretli için asgari ücret üzerinden hesaplanan vergi tutarını aşamayacak olmasıydı. Bu durum birçok sıkıntıyı beraberinde getirdi. Konuyla ilgilenen birçok insan taslak doğrultusunda uygulamaya başlamış, yazılımcılarda programlarını taslak doğrultusunda güncellemeye çalışmıştır. Yapılan çalışmalar tebliğin taslaktan çok farklı olmasından dolayı boşa gitmiştir diyebiliriz.

Yayınlanan tebliğ birçok olaya açıklık getirmekten çok uzaktır. Tebliğde birçok konuyla ilgili muallâklık bulunmaktadır.

Tebliğle ilgili ortaya çıkan sorunlar:

1) En önemli sorun; AGİ’nin tavanı asgari ücretin gelir vergisi kesintisi kadar olacağıyla ilgilidir. Buradaki sorun asgari ücretle çalışan emeklinin(SGDP) mi yoksa normal(tüm kollara tabi) olarak çalışanın mı gelir vergisi kesintisinin temel alınacağıdır. Çünkü emeklinin gelir vergisi kesintisi daha fazla iken, normal olarak çalışan kişinin gelir vergisi kesintisi daha düşüktür. Tebliğde bununla ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır.

2) Teşvik bölgelerinde AGİ’nin nasıl uygulanacağına yönelik tebliğde herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu bölgelerde çalışanların AGİ uygulaması tam bir belirsizlik içindedir.

3) Ay içinde işe girenlere veya eksik çalışması olanlara 1 aylık AGİ tutarının tamamı tahakkuk edecektir. Eğer kişinin gelir vergisi kesintisi AGİ tutarını karşılıyorsa 1 aylık tutarın tamamını alacaktır. Bir başka deyişle AGİ kıst uygulanmayacaktır. Buradaki problem ise, kişi bir grup şirketi veya holdingde çalışıyorsa, grup veya holding şirketleri arasında ya da bir şirketin işyerleri arasında ay içinde nakil olursa, yine gelir vergisi kesintisinin el verdiği ölçüde AGİ’den yararlanacaktır. Dolayısıyla kişinin maaşı yüksekse ve bir ay içinde bir şirketin 12 değişik işyerine nakil olursa bir yıllık AGİ’nin tamamından yararlanma gibi bir durum ortaya çıkacaktır.

4) Bir başka eksik ise, kişilere çalıştıkları işyerinden ayrılırken o sene içinde ne kadar AGİ ödendiğine ilişkin bir belgenin verilmeyişidir. Çünkü yukarıdaki örnekteki kişi, bir sonraki ay şirketinden ayrılıp başka bir şirkete geçse yeni işverenin AGİ tutarını gösteren bir belge isteme zorunluluğu olmadığından, giriş tarihine kadar ne kadar AGİ ödendiğini bilemeyecektir. Dolayısıyla yeni işveren sıfırdan AGİ ödemeye başlayacaktır.

Tebliğ ve kanunda yukarıda sayılanların dışında birçok eksikliğin olduğu bir gerçektir. Bu eksiklerin yanında uygulamayı anlatmakla, kişilerin sorularına cevap vermekle yükümlü olan memurlar bile kanunu ve tebliği tam anlayamamıştır.

Bunun en büyük örneği ise geçen uygulamayla ilgili bilgi almak için defterdarlığı aradığımda ortaya çıktı. Konuyla ilgili mükelleflere bilgi vermek, onlara yardımcı olması gereken memur tebliğdeki “Asgari geçim indiriminin yıllık tutarı, her ücretli için asgarî ücret üzerinden hesaplanan yıllık vergi tutarını aşamayacak ve yılı içerisinde asgari ücret tutarında meydana gelen değişiklikler, asgari geçim indirimi uygulamasında dikkate alınmayacaktır.” ibaresini okumamış olacak ki; kişilerin alabileceği tutarın asgari ücretin gelir vergisi kesintisinden fazla olabileceğini iddia etmesi oldu. Bunun yanında aynı memur konuyla ilgili birçok belirsizliğin olduğunu ama örneklerin basit ve anlaşılır olduğunu ifade ediyordu. Aslında memurun dedikleri doğruydu. Çünkü tebliğ gerçekten çok basit ve anlaşılırdı ki, can alıcı noktalara ilişkin bir açıklama ve örnek yoktu!…

Kanımca aynı olay bu sene içinde yürürlüğe girmesi beklenen Sosyal Güvenlik reformunda da olacaktır. Reform birçok yenilik getirmesine rağmen süreçler çok yavaş işlemektedir. Kanun çıktıktan sonra(umarım bu haliyle çıkmaz. Çünkü çalışanlar adına veto edilen kanuna göre çok aleyhte uygulamalar var!...) uygulamaya yönelik yönetmelik, genelge ve tebliğ yayınlanması gerekecektir. Bütün bunların çok kısa bir zaman içinde hazırlanması gerekecektir. Bunun yanında yeni kanunun uygulaması hakkında birçok memurun eğitilmesi gerekecektir ki buda ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla Sosyal Güvenlik Reformu’nun bu sene içinde yürürlüğe girmesi halinde konuyla ilgili tam bir fiyasko yaşanacağını düşünmekteyim.

Bütün bunları göz önünde bulundurarak, AGİ ile ilgili aksaklıkların ve karışıklıkların ortadan kaldırılması gerekmektedir. Çünkü yetkili mercilerden yeterli bir bilgi gelmeyince ortalık bilgi çöplüğüne dönmeye ve uygulamayla istenen amacın önüne geçilmeye başlanıyor.

Son olarak asgari geçim indiriminde yaşanan olaydan T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının da bir takım dersler alması, aynı hataya onlarında Sosyal Güvenlik Reformu’nda yaşamaması gerekmektedir. Çünkü sağlık ciddi bir iştir ve bu alanda atılacak adımlara dikkat edilmesi gerekmektedir.

[1] 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Tebliği  (04 Aralık 2007 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 26720)

[2] Ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarıdır.